Alerji mevsimi geldi

Günümüzde giderek daha fazla insan alerjik nezleden ve alerjik astımdan şikayet ediyor. Alerjiyi insanlarda veya hayvanların bazılarında, kimi maddelere karşı gelişen aşırı hassasiyet hali olarak tanımlamak mümkün. Alerji aynı zamanda bağışıklık sisteminde yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu da gösteriyor.

Alerjik hastalıklarda son 20-30 yıl içinde önemli artışlar oldu. Yaşam biçimi ve alışkanlıklarda ortaya çıkan değişiklikler ve özellikle çevre kirliliği bu artışın temel nedenleri arasında sayılabilir. Endüstrileşmiş ülkelerde yaşam ve barınma stillerinin değişimi de bir başka risk faktörü olarak gösterilebilir.

Araştırmalar; ABD, İngiltere, Yeni Zelanda ve Avustralya’da astımlı sayısında ciddi artışların  olduğunu gösteriyor. Danimarka’da yapılan bir başka araştırma ise polen, toz içinde yaşayan akar kökenli ve hayvan tüylerine karşı olan alerjilere, bugün 10 yıl öncesine göre 3 kat daha sık rastlandığını gösterdi. Alerjiye sebep olan 20 bine yakın alerjen madde bulunuyor. Çok hızlı bir şekilde ortaya çıkan semptomlar, alerji ilaçlarıyla yatıştırılabiliyor ama alerji ilaçlarının hiçbiri şimdiye kadar sorunu kökünden çözemedi. Bu nedenle hekimlerin önereceği ilaçların yanısıra bazı ek önlemler almak gerekebiliyor.

Alerji çeşitleri

Erken tip alerji

Alerji tiplerini 4’e ayırmak mümkün.

Çabuk çıkan alerji tipleri: Saman nezlesi, allerjik astım, toz alerjisi

2. Tip alerjiler: Alerjilerin daha nadir rastlanılan biçimi. (İlaç alerjileri gibi)

3. Tip alerjiler: Sık ortaya çıkan ilaç alerjileri: Deride ve böbreklerde hasarlar ve iltihap reaksiyonları açığa çıkarır. Deride kaşıntı, kızarıklık, üst deride soyulma gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar.

4. Geç tip alerjiler: Geç reaksiyon veren alerjiler. Metal ve kimyasal maddelere karşı olan alerjiler.

Egzotik hastalık

Birkaç nesil önce saman nezlesi egzotik bir hastalıktı. Bugünse sanayileşmiş ülkelerde en sık rastlanan alerji türüdür. Almanya’da 1992 ve 1996 yılları arasında 155 okulda 463 bin 800 çocuk (yaşları 13-14)  üzerine yapılan bir araştırmada,

- Yüzde 5 oranında allerjik astım

- Yüzde 15 oranında alerjik saman nezlesi

- Yüzde 30-40 oranında Tip 1 alerjenlere karşı hassasiyet olduğu ortaya çıktı.

Polen alerjisi çok yaygın

Polen alerjisi, en sık rastlanılan alerji türlerinden biridir. Özellikle de çiçek açma mevsimi geldiğinde, ilkbahardan yaz başlarına kadar polen kaynaklı alerjik şikayetler büyük ölçüde artar. İlkbaharda iğnenin deliğinden bile geçen polenler kuru havalarda birkaç yüz kilometrelik yol katedebiliyorlar.

Almanya’da yapılan bir araştırma bu ülkede her üç kişiden birinin saman nezlesinden şikayetçi olduğunu gösterdi. Nezleye polenler yol açıyor. Bu polenler kayın, kızılağaç, fındık gibi ağaçlardan kaynaklandığı gibi farklı ot çeşitlerinden, çavdar, sinir otu gibi otlardan da kaynaklanabiliyor.

Alerji yapıcı faktörlerden biri de, akarlardır. Bunlara en temiz evlerde bile rastlanabilir. 30 binden fazla çeşidi bulunan bu çok küçük yaratıklar, bazı alerji türlerine kaynaklık edebilirler. Akarlar kurumuş deri, küf mantarı ve besin parçacıkları arasında da ürerler.

Kedi, köpek, fare, deney faresi gibi hayvanların tüyleri veya bazı hayvanların telekleri de alerjiye sebep olabilir. Bu nedenle alerjik bünyeli kişilerin bu tür hayvanlardan uzak durmasında yarar var.

Bunların dışında besin alerjileri de hekimlerin çok sık karşılaştığı alerji çeşitlerindendir.  Böcek ve arı zehiri alerjileri ise bazen çok ağır seyredebilen alerji çeşitleri arasında yer alıyor.

Özel bağışıklık tedavisi ve iğneler

Alerji tedavisinde antihistaminikler ve antialerjikler kullanılır, bunlarla alerjik reaksiyonların semptomları engellenir. Ayrıca alerjiye karşı uygulanan bir başka tedavi de  spesifik bağışıklık tedavisidir.

Rahatsızlığın kökenine inmek istendiğinde ise alerjiye sebep olan maddeler hastanın yaşamından çıkarılır -ki çoğu zaman bunu tam olarak gerçekleştirmek imkansızdır- veya kendisine başvurulan hekim bağışıklık tedavisine başlar.

Özellikle saman nezlesinde bağışıklık tedavisi etkilidir. Polenlere duyarlı alerjilerde bu yolla yüzde 80-90 oranında başarı elde edilir. Tedavide hastaya alerjen madde, artan dozlarda verilir. Bir noktada artık hasta hiçbir alerji belirtisi göstermemeye başlar. Tedavi, doktor tarafından enjeksiyon yoluyla veya damla şeklinde verilir.

Alerjik bünyeli kişiler ne gibi önlemler alabilir?

Alerjik bünyeli kişilerin evde toz tutabilecek ve akarların kolay yerleşebileceği eşyalardan kaçınması gerekir. Bütün evi tozdan arındırmak zor olabilir, ancak bazı tedbirlerle tozu en aza indirmek mümkün. Özellikle yatak odasının halı, kilim gibi toz tutan eşyalardan arındırılması gerekir. Yatak örtüleri ve perdeler en az toz tutabilecek kumaşlardan seçilmelidir. Örneğin çarşaf ve nevresimler pamuklu olmalı ve sık sık yıkanmalıdır.

Evde bulunan eşyaların tasarımı ve modeli daha az toz tutabilecek türde olmalıdır. Örneğin karmaşık şekilli avizeler, oymalı koltuklar, dolaplar seçilmemeli, tozunun alınması daha kolay olabilecek, sade eşya modelleri tercih edilmelidir. Perdeler, örtüler, koltuk kumaşları, tüylü, yünlü vb. kumaşlar yerine pamuklu olanlardan seçilmelidir. Evin içerisindeki halılar da mümkün olduğu kadar en aza indirgenmeli, kullanılması zorunlu olanlar düz ve sade olmalı, örneğin kabarık tüylü halılar yerine kilim benzeri halılar tercih edilmeli ve bu eşyalar sık sık temizlenmelidir. Masa, dolap, sandalye vb. eşyaların üzerinde mümkün olduğu kadar az örtü bulundurulmalı, örneğin sandalye tercih ederken üzerinde hiç kumaş bulunmayan ahşap, sade tasarımlı, silinmesi kolay sandalyeler tercih edilmelidir. Evin ya da iş yerinin pencerelerinde toz tuttuğu bilinen jaluzi modelleri yerine daha az toz tutabilecek, düz şekilli perde ya da jaluziler kullanılmalıdır.

Alerjik bünyeli kişilerin evinde süpürme, toz alma gibi işlemler diğer evlere göre daha sık olarak yapılmalı. Bütün eşyaların tozu sık sık ıslak bir bezle alınmalı, yıkanması mümkün olan örtü, perde vb. eşyalar sık sık yıkanmalıdır. Eve toz girişinin olduğu bilinen, balkon kapısı, pencere altı vb. yerler kapatılmalı ve sık sık temizlenmelidir. Temizlik yaparken gözden kaçırılan dolap üstü, kapı üstü, büyük eşyaların arka kısmı, dolapların altı gibi yerlerde bol miktarda toz biriktiği unutulmamalı, sık sık temizlenmelidir.

Evde temizlik yaparken bazı kimyasal maddelerin de alerjiye neden olabileceği unutulmamalı, temizlik malzemelerinin mümkün olduğu kadar doğal maddelerden oluşmasına dikkat edilmelidir. Örneğin; yer silme deterjanları yerine arap sabununun tercih edilmesi, cam silme deterjanları yerine yalnızca ıslak bezin kullanılması, parfümlü deterjanlardan uzak durulması, çamaşır için deterjan, yumuşatıcı gibi bol miktarda kimyasal ve parfüm içeren maddeler yerine toz sabunun tercih edilmesi, mutfak tezgahının temizliği ve hijyeninin sağlanması için sirkenin tercih edilmesi gibi önlemler alınabilir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>