Bir sağlık ve güzellik iksiri: Yoğurt

Yoğurt, sağlıklı beslenmenin öneminin her geçen gün biraz daha önem kazandığı günümüzde, yalnızca lezzet açısından değil, sağlıklı beslenme için de oldukça ideal bir besin olması nedeniyle rağbet gören bir yiyecek. Yoğurdun sağlığa ne kadar yararlı bir besin olduğu hakkında yapılmış pek çok araştırma da mevcut.

ABD’de Tennesee Üniversitesi’nde, diyet uygulayan 34 denek üzerinde bir araştırma yapıldı. Yağsız yoğurt diyeti uygulanan deneklere, günde üç kez 1.100 mg. kalsiyum içeren yoğurt verildi. Diğer diyet grubuna ise 500 mg. kalsiyum içeren farklı bir diyet uygulandı. Tüm denekler, günlük normal kalori alımından 500 kalori daha az tüketti. Yağsız yoğurt diyeti uygulanan deneklerde, kaslardaki yağların azaldığı belirlendi.

Bu arada, yağsız yoğurt diyetinde vücuttaki kasların da dengelenebildiği saptandı. Göbekteki yağların genellikle erkeklerde çeşitli hastalıklar için risk faktörü olduğu, yağsız yoğurt diyetinin göbekteki yağların %81′ini eriterek, hastalık risklerini de azaltabildiği kaydedildi.

Göbekteki yağların, kalp ve şeker riskini körüklediği, bazı kanser risklerini yükselttiği biliniyor. Yoğurt diyetinin bu konuda faydası olduğu kabul ediliyor.

Eski zamanlarda yoğurdun birçok hastalığa iyi geldiğini gören insanlar, onu doğal bir ilaç olarak kullanıyordu. Bilimin gelişmesi ile birlikte, özellikle bağırsak hastalıklarında önerilen bir besin maddesi olan yoğurdun kolit, alerji, osteoporoz, hazımsızlık, hipertansiyona yol açan kötü kolesterol ve kalp damar hastalıklarına da iyi geldiği saptandı. Bunun nedeni yoğurdun; A, B, E vitaminleri, mineral tuzlar, kalsiyum, fosfor, magnezyum gibi vitamin ve minerallar açısından zengin bir besin maddesi olmasıdır. Yoğurt süt şekerini laktik aside dönüştürdüğünden kalorisi düşük bir gıdadır.

Beslenme uzmanları bundan dolayı diyet yapan kişilere yoğurdu tavsiye ediyorlar. Yoğurdun bir başka özelliği süt şekerinin yol açtığı bağırsak rahatsızlıkları nedeniyle süt içemeyen çocuklara verilebilmesidir. Her gün 126 gr. yoğurt tüketmenin hazımsızlığa iyi geldiği, bunun yanısıra mide ve bağırsak rahatsızlıklarını önlediği düşünülüyor. Menopoz döneminde kadınları tehdit eden osteoporoza karşı önlem almak için, konunun uzmanları 25 yaşın üstündeki kadınlara günde 460 gr. yoğurt yemelerini öneriyor. Bu miktar bir insanın günlük kalsiyum ihtiyacını gideriyor.

Yoğurt aynı zamanda bir güzellik iksiridir. Cildi pürüzsüzleştirir ve saçlara parlaklık kazandırır. Yüze ve boyuna yirmi dakika boyunca uygulanan yoğurt maskesi ile pırıl pırıl canlı bir cilde kavuşmak mümkün.

Kendi yoğurdunuzu yapın

Son zamanlarda özellikle büyük kentlerde gıda firmalarının bu çeşit çeşit yoğurtları piyasaya sürmesi ile birlikte yoğurdun lezzeti oldukça farklılaştı. Evde yoğurt yapma alışkanlığı giderek unutulmaya başladı. Oysa evde yapılan yoğurdun lezzeti ve güvenilirliği her zaman endüstriyel üretim tarzıyla üretilmiş yoğurtlarınkinden çok daha üstündür.

Yoğurt hemen hemen her türlü hayvan sütünden yapılabilir. İnek, koyun, keçi ve manda sütleri veya bunların karışımı yoğurt yapımında kullanılabilir. Ancak kaliteli bir yoğurt elde etmek için kullanılan sütün de çok kaliteli olması gerekir. İşleme tekniği ve ekipmanları ne kadar mükemmel olursa olsun yetersiz ve bozuk sütten hiçbir zaman iyi bir yoğurt yapılamaz.

Yoğurt yapılacak sütün temiz, taze, hilesiz, kendine özgü tat, koyu kıvam ve görünüşte olması gerekir. Su katılmış veya kesilmemesi için alkali ilave edilmiş sütten kaliteli bir yoğurt yapmak zordur.

Bunun için yoğurt yapılacak süt, önce kaynatılır. (Hastalık yapıcı faktörlerden arındırmak, fazla suyu uçurarak yoğurda daha iyi kıvam vermek, oksijeni bertaraf etmek ve hammaddedeki yağı yumuşatmak için süt ısıtılır.) Kaynatılan sütün suyu dörtte bir oranında azalınca, süt, yoğurt mayalama kabına aktarılır. Mayalama kabının toprak, cam gibi doğal malzemelerden yapılmış olmasına dikkat edilmelidir. Mayalama için tercih edilecek eski yoğurdun doğal yöntemlerle mayalanmış yoğurttan alınması gereklidir. Marketlerden alınacak yoğurt yeterli mayalama özelliği göstermeyecektir. Aynı şekilde kullanılan sütün de doğal olması, UHT gibi endüstriyel işlemlerden geçirilmemiş olması gereklidir. 2 çay kaşığı eski yoğurt, yarım kahve fincanı kadar sütle sulandırıldıktan sonra sıcaklığı 40-45 dereceye inmiş olan sütün yüzeyinin bir kıyısından içine sokulup hafifçe çalkalanır. Yoğurt kabının üzeri, sütün soğumaması için sıkıca kapatılır ve sıcak durması için kalınca bir örtüyle sarılır. Sıcaklık uzun süre 37 derece dolayında olmalıdır. 4-5 saat mayalanmaya bırakılır. Mayalanma ortamında daha fazla bekletilirse yoğurdun tadı ekşir. Yoğurt, üzeri açılıp 2 saat serin bir yerde dinlendirilir.

Yoğurdun suyu çok değerli

İçerdiği bakterilerin korunabilmesi için yoğurt mutlaka buzdolabında saklanmalıdır. Yoğurdun taze kalması, içerdiği yararlı maddelerin etkilerini kaybetmemeleri için de önemlidir. Bundan dolayı satın aldığınız yoğurdun son kullanma tarihine dikkat edin. Yoğurt tek başına tüketilebildiği gibi diğer yemeklerin yanında da yenebilir. Önemli olan her gün düzenli olarak tüketmeniz ve vücudunuz için gerekli olan kalsiyumu ve vitaminleri almanızdır. Eğer yoğurdu sade yemek hoşunuza gitmiyorsa içine taze meyveler ve sebze, bal, pekmez gibi tat verici besinler ekleyebilir ya da sarımsak, dereotu, salatalık, nane gibi ilavelerle tüketebilirsiniz.

Yoğurdun yeşilimsi suyu çok değerli besinler içerir, o yüzden atılmamalı, mutlaka değerlendirilmelidir. Örneğin bu madde çeşitli salatalarda limon veya sirke yerine ekşilik verici madde olarak kullanılabilir. Ayrıca bamya yemeğinde limon yerine kullanıldığında yemeğe lezzet katar ve bamyadan sızan salyamsı maddeyi engeller.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>