Çocuklarda demir eksikliği

Demir insan vücudunda bulunan eser elementlerin en önemlisidir. Çocuklarda demirin önemli bir kısmı kanda kullanılır. Demirin %80’i hemoglobin olarak bulunur, %10 miyoglobin ve demir içeren enzimler içerisinde yer alır ve %10’u da hemosiderin ve ferritin şeklinde depolanır. Hem yapısı içerisinde yer alan demir hemoglobin, miyoglobin ve sitokromlarda oksijenin taşınmasından sorumludur. Demir bunun dışında pek çok enzimin işlevsel kısmında yer alır.

Vücuttan demir kaybı ve besinlerle sağlanan demir arasındaki denge bozulursa önce depo demir kullanılmaya başlar. Depo demirin tamamen tükenmesi durumunda demir eksikliği belirgin hale gelir ve hemoglobin yapımı bozulacağından kansızlık ortaya çıkar. Demir en çok büyüme çağındaki çocuklar için gereklidir. Anne karnındaki son üç ay süresince bebek günde yaklaşık 1.6-2 mg/kg demir alır. Bu dönemde depolanan demir yeni doğan bebeğin ancak ilk 4 aylık gereksinimini karşılar. Doğum sırasında fizyolojik değerlerin üzerindeki kan kaybı ve annenin hamileliği süresince yeterli demir almaması yeni doğanın demir depolarının da azalmasına neden olur.

Yeni doğan bebekler demir eksikliğine erişkinlerden daha duyarlıdır. Örneğin ABD’de 1 yaşındaki çocukların yaklaşık dörtte birinde demir eksikliği anemisi bulunmaktadır, depo demir düzeyi normalin altında olan çocuk sayısı ise çok daha fazladır. Demir eksikliğine sosyoekonomik düzeyi geri olan ülkelerde çok daha dramatik boyutlarda rastlanmaktadır. Arjantin’de erken dönemde inek sütüyle besleme alışkanlığı yüksek olduğundan 9-24 aylık bebeklerde demir eksikliği anemisi %46 oranında bulunurken, depo demir eksikliğine %60 sıklıkla rastlanmaktadır.

Demir eksikliğinin nedenleri

Çocuklardaki demir eksikliğinin en sık görülen nedenleri yaşamın ilk altı ayı için erken doğum ya da düşük doğum ağırlığı olması; ikinci altı ay için yetersiz demir alımı, uzun süre emzirme, katı besinlere gecikmiş başlangıç ve inek sütüne erken başlamadır. Ülkemizde yaygın olan; yemeklerde çay içilmesi, çocuklar içinde de geçerli. Yemeklerle birlikte alınan çay, demir emilimini azaltmaktadır. İnek sütü hem demir açısından fakirdir hem de içerdiği demirin emilimi daha zordur. Otuz beşinci haftadan erken doğanlarda ve doğum ağırlığı 2,5 kilonun altındaki bebeklerde demir ihtiyacı daha fazladır. Anne sütü veya demir yönünden zengin mamalar alıyor olsalar bile bu bebeklere demir takviyesi ilaçları verilmesi gerekebilir.

Zamanında ve normal doğum ağırlığındaki bebeklerde görülen demir eksikliği beslenme ile ilişkilidir. Özellikle 6-36. aylar yeterli demirin sağlanması açısından bebekler için kritik dönemdir. Yaşamın ilk 4-6. aylarında demir hemoglobinden depolara doğru yer değiştirir. 6-12 ay arasında kan hacmi ve buna bağlı olarak hemoglobinde yer alan demir miktarı artar.

Demir eksikliğine ana okuluna giden çocuklar arasında da sık rastlanmaktadır. Bunun başlıca nedenleri katı besinlere geç alışma, inek sütünün çok miktarda tüketilmesi ve nadiren de vejetaryen  beslenme alışkanlığıdır. Demir eksikliğinin gelişmesinin önünü almak için erken yaşlardan itibaren dengeli beslenme alışkanlığı geliştirilmelidir.

Demir gereksinimi ve beslenme yoluyla demir alımı arasında ergenlik döneminde yeniden bir dengesizlik ortaya çıkar. Özellikle erkeklerde 11-14 yaşlar arasında kas kütlesinin ve buna bağlı olarak miyoglobin içeriğinin yüksek oranda artışı; kızlarda ise adet kanamalarının başlamasıyla demir kaybının ortaya çıkması söz konusu dengesizlikten sorumlu başlıca etkenlerdir. Öte yandan yaşamın ruhsal açıdan hayli hassas olan bu döneminde dış görünüşe önem verme ağırlık kazanır ve bu nedenle uygulanan diyetler de demir alımını azaltır.

Bazı hastalıklar demir eksikliği anemisi riskini çoğaltır. Fenilketonüri rahatsızlığı nedeniyle fenilalanin yönünden fakir diyet uygulanması, siyanotik kalp hastalığı ve kronik böbrek hastalıkları, demir eksikliği anemisi riskini artıran hastalıklardır.

Çocuklarda demir eksikliğine neden olan durumlar

Akut ya da kronik, açık ya da gizli tüm kan kayıpları demir eksikliğine neden olabilir. Bir mililitre kanda 0.5 mg. demir bulunduğundan sindirim sisteminde gerçekleşen küçük kanamalar kısa süre içerisinde ciddi demir eksikliğine neden olabilir. Gizli kan kayıplarının nedenleri arasında selim ya da habis hastalıklar olabileceği gibi, inek sütü alerjisi gibi geniş mukozal alanları tutan kronik bağırsak kanamaları da sayılabilir. Demir emilim kusuru da çocukluk çağında sık rastlanan anemi nedenlerinden biridir. Çölyak hastalığı, Crohn hastalığı ve giardiyazis gibi parazit hastalıkları çocuklarda demir eksikliğine neden olabilir.

Demir eksikliğinin neden olduğu fiziksel kusurlar

Hafif eksiklikler de dahil, demir eksikliği anemisinin en ciddi etkisi çocuklarda  zihinsel sorunlara ve motor gelişim hasarına neden olabilmesidir. Demir eksikliği anemisinin süresinin uzaması, ortaya çıkan hasarı ağırlaştırır. En az 3 aylık bir süreden beri demir eksikliği anemisi olan çocuklar, daha kısa süreli anemisi olan çocuklara göre daha kötü bir performans sergilemektedir. Bu durum davranış bozuklukları ve düşük okul başarısı ile kendini gösterir.

Öte yandan beyin gelişimi ve farklılaşmanın gerçekleştiği 12-18. aylar arasındaki kritik dönemde demir eksikliği yaşayan çocuklarda, demir eksikliği düzeltilse bile zihinsel ve motor kusur kalıcı olabilir. Bu durumdan demirin beyin gelişimi sırasında ortaya çıkan enzimlerin büyük bir kısmında etkili bir faktör olarak işlev görmesi ve miyelinizasyonda da rol oynaması sorumludur. Demir eksikliğinin kendisi de bağırsak mukozasında Çölyak hastalığında görülenlere benzer değişikliklere neden olur, laktoz ve disakarid emilimi kısıtlanır.

Demir eksikliği göz akında incelme ve altlarındaki iyi kanlanan uveal doku nedeniyle mavimsi bir renk ortaya çıkmasıyla kendini gösterir. Ağır demir eksikliğinde saçlarda kepeklenme, tırnaklarda kırılganlık ve şekil bozuklukları, ağız mukozasında azalma ve ağız kenarlarında yaralar ortaya çıkar.

Demir eksikliği bağışıklık sistemine de zarar verir. Sık tekrarlayan üst solunum yolu ve bağırsak enfeksiyonu olan çocuklarda demir eksikliği görülmesi olasılığı daha yüksektir.

Demir emilimi kurşun, kadmiyum, nikel, kobalt ve plütonyum gibi esansiyel olmayan eser elementlerle aynı mekanizma ile gerçekleşir. Gıdalarla alınan demirin azalması sonucu bu elementlerin emiliminde artış ortaya çıkmaktadır. Bu metaller arasında kurşun ve kadmiyum, demir eksikliğinden bağımsız olarak da hipokromik mikrositer anemiye neden olabilir. Çocuklar erişkinlerin aksine sindirim sisteminden alınan kurşunun %50’sini absorbe ederler, bu nedenle kurşunun zararlı etkilerine erişkinlerden daha hassastır. Avustralya’da yapılan geniş çaplı araştırmalar kurşun yükünün çocukların zekâ gelişimini kısıtladığını ortaya koymuştur. Kronik kadmiyum zehirlenmesi de tubüler böbrek hasarına neden olmaktadır. Ağır metallerin bu zararlı etkileri demir eksikliği durumunda daha ağır seyretmektedir.

Demir eksikliğinin tanısı

Deneyimli doktorlar demir eksikliği tanısını klinik bulgulara dayanarak da koyabilirler. Tahıl (fitat) ve hazır yemeklerin (alginat) sık tüketilmesi ve vejateryen beslenme demir eksikliği için risk faktörleridir. Erişkinlerin aksine, isteksizlik, dikkat eksikliği, davranış değişiklikleri çocuklardaki tek klinik bulgu olabilir. Ağır demir eksikliğinin neden olduğu gelişme geriliği 9-24. aylar arasında ortaya çıkar ve kalıcı olma olasılığı taşır. Enfeksiyonlara eğilim söz konusudur. Saçlar kolay kırılır, tırnaklarda şekil bozuklukları, dil ve ağız mukozasında değişiklikler, dilde sızlama, dudaklarda iltihaplanmalar ortaya çıkabilir. Bebekler ve küçük çocukların %60’ının idrarlarında pembe renk ortaya çıkar. Buz, toprak, çamur yenmesi gibi patolojik yeme alışkanlıkları görülebilir ve bunlar demir eksikliğinin giderilmesiyle düzelir.

Besinler ve demir

Organizmanın gerekli demiri alması sadece alınan miktarla değil, besinlerin emilim oranlarıyla da ilişkilidir. Et ve balıkta demir ağırlıklı olarak ‘hem’ denilen  formda bulunur. Buna karşılık meyve, sebze ve süt ürünleri demir tuzları şeklinde bulunan ‘non-hem’ adı verilen demir içerir. Vücudun demir depoları normal sınırlarda olduğunda hem demirin üçte biri, non-hem demirin ise ancak %10’u emilebilir. Demir eksikliği durumunda demir emilimi iki kat artabilir, ancak non-hem demirin emilimi besinlerin içeriğine bağlı olarak 10 kat azalabilmektedir. 6-16 yaş arasındaki çocuklarda yetersiz demir alımının sıklığı (%24-77) ile kanıtlanmış demir eksikliği sıklığı (%7-41) arasında bu nedenle uyumsuzluk mevcuttur. Hem demiri ve askorbik asit, non-hem demirin biyoyararlanımını artırır. Tahıl ve tahıl ürünlerinde bol bulunan fitatlar, hazır yemek ve tatlılarda bol bulunan alginatlar demirin biyoyararlanımını belirgin olarak düşürürler. Tahılların pişirme öncesinde 2 saat suda bekletilmeleri fitatın etkisini azaltır.

İnek sütü çok az miktarda emilebilir demir içerdiğinden ve bağırsak mukozasında hasar ve kanamaya neden olabileceğinden birinci yaşın sonuna kadar verilmemelidir. Buna karşılık günde 20 g. et ve ciğerle beslenme durumunda bile sadece 0.5 mg demir emilimi gerçekleşebilir. İhtiyaç duyulan miktar ise bunun iki katıdır.

Beslenmeye bağlı demir eksiğinin önüne geçmek için çocuklar erkenden katı besinlere alıştırılmalıdır. 4-10 yaşlar arasında günde 10 mg. demir alınması önerilmektedir, bu miktar 11 yaşından itibaren günde 15 mg’a çıkarılmalıdır. 11-14 yaş arası erkekler ve adet gören kızlar için gerekli olan 15 mg.’lık demir gereksinimini karşılamak için günde 2500 kcal alınmalıdır. Bu dönemde fiziksel görünüşe gösterilen özen beslenmeye de yansıdığından, diyet yapılması demir eksikliğine neden olan bir diğer faktördür.

Hangi besinlerde ne kadar demir bulunur ( mg. demir/100 gr.)

Balık, et ve yumurta

Havyar                       11,8

Tavuk ciğer               7,9

Sığır ciğeri                 6,5

Midye                         5,8

İstiridye                     5,5

Tavuk yumurtası      2,3

Kuzu pirzola              2,2

Tavuz eti                    1,8

Ringa balığı               1,1

Sazan balığı               1,0

Süt ve süt ürünleri

Süt, kaymaksız          0,4

Tereyağ                     0,3

Süt, yağlı                    0,1

Anne sütü                  0,05

İnek sütü                   0.04

Sebze, meyve kuruyemiş

Şamfıstığı                   7,3

Taze maydanoz         6,2

Kuru fasulye             6,1

Badem                                   4,7

Fındık                         4,5

Kuru üzüm                3,5

Ispanak                      3,1

Ceviz                          3,1

Havuç                         2,9

Yeşil lahana               2,2

Yer fıstığı                   2,2

Bezelye                      2,0

Salata                         2,0

Çilek                            1,0

Muz                            0,7

Şeftali                         0,6

Portakal                     0,4

Tahıl ve hamur işleri

Darı, soyulmuş          6,8

Ekmek                                    4,7

Yulaf ezmesi              3,6

Buğday                      3,3

Çavdar, işlenmemiş  2,6

Çavdar ekmeği          1,9

Erişte                         1,9

Pirinç                         1,6

Beyaz ekmek             0,95

Baharatlar

Kekik                          135

Köri                            75

Kimyon                      48

Fesleğen                    43

Mercanköşkü otu     73

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>