Hamilelik ve diyabet

Gebelik, her kadının metabolizmasına ayrı bir yük getirir. Bu yük sonucunda, gebelik esnasında özellikle gebeliğin 2. yarısından sonra kan şekeri yükselebilmekte ve doğum sonrasında tekrar normal düzeyine dönmektedir. Gebelik esnasında diyabetin ortaya çıkması durumuna “gestasyonel diyabet” denir. Hamile kadınların yaklaşık yüzde 3’ünde gestasyonel diyabet ortaya çıkar. Gebelikle diyabetin ilişkisi diyabetlilerin gebeliği ve gebelikte ortaya çıkan diyabet olarak ikiye ayrılıyor.

Gebelikte diyabet oluşumuna dikkat
Gebelikte çıkan diyabet, yani ‘gestasyonel diyabet’ ilk defa gebelik sırasında saptanmış kan şekeri yüksekliği olarak tanımlanır. Gebeliğin fizyolojisinin gereği bazı hormonlar gebelikte bebeğin gelişimi için normalden daha fazla salgılanır. Bu hormonların salgılanması kan şekerinin yükselmesine neden olur. Bu etki özellikle gebeliğin 24. haftasından sonra hızlanarak artar. Bu nedenle anne adaylarının gebelikte ortaya çıkan diyabet hakkında gebelik öncesinde ve gebelik süresince bilgilendirilmesi, düzenli ve dikkatli izlenmesi gerekir.
Gestasyonel diyabet taraması testinde kişiye önce 50 gram şeker yüklemesi yapılır. Test, günün herhangi bir saatinde suda eritilen 50 gram şeker alındıktan 1 saat sonraki kan şekeri değerine bakılmasından ibarettir. Sonuç, 140 mg/dL’nin altında ise gebede gestasyonel diyabet yoktur, eğer kan şekeri 140 mg/dL’nin üzerinde ise gebeye 100 gramlık ikinci bir şeker yüklemesi yapılır. Bu testte ise kan şekeri değerleri başlangıçta: 95 mg/dL, 60 dakikada; 165 mg/dL, 120 dakikada; 145 mg/dL, 180. dakikada: 125 mg/dL değerlerinin altında olmalıdır. Bu değerlerden ikisi yüksekse kişiye gestasyonel diyabet tanısı konur.

Hem anne hem de bebek için
Bu basit testlerin yapılmasının önemi çok büyüktür. Hem geliştirilen yeni testler hem de insülinin keşfi ve yaygın kullanımı sayesinde anne ve bebeklerinin karşılaştığı birçok risk ortadan kaldırılıyor. Gestasyonel diyabetli bir annede amaç, açlık kan şekerini 90 mg/dL, yemekten 2 saat sonraki tokluk şekerini ise 120 mg/dL’nin altında seyretmesini sağlamaktır. Bu amaçla, kişiye önce özel bir beslenme planı uygulanır ve kan şekeri bir hafta boyunca izlenir. Eğer bu süre içinde şeker değerleri belirtilenin üzerine çıkıyorsa, hemen insülin tedavisine başlanmalıdır. Bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişimi için bu önlemlerin alınması gerekir.
Doğumdan hemen sonra insülin direnci ortadan kalkar ve diyabet düzelir. İnsülin kullanan annede, doğum sonrası şeker ölçülmeli ve insülin tedavisi kesilmelidir. Aksi halde, ciddi kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) meydana gelebilir. Ancak, nadiren de olsa, doğumdan sonra diyabet kalıcı olabilir. Bu durumda, anne süt verdiği sürece, insülin tedavisi sürdürülür. Daha sonraki tedavi şekline de diyabet uzmanı karar verir.

Diyabetli anne
Anne olmak isteyen bir diyabetli bu düşüncesini mutlaka doktoruyla paylaşmalıdır. Hamilelik sırasında diyabetli birey diyabetolog, diyet uzmanı ve kadın-doğum uzmanı tarafından çok yakın bir takip ve tedavi programına alınmalı, hamilelik süresince şekerinin hedeflenen düzeylerde tutulması sağlanmalı, doğum anından itibaren de çocuk hastalıkları doktoru, çocuğu yakın takibe almalıdır.
Gebeliğin fizyolojisinin gereği bazı hormonlar gebelikte bebeğin gelişimi için normalden daha fazla salgılanır. Bu hormonların salgılanması kan şekerinin yükselmesine neden olur. Bu etki özellikle gebeliğin 24. haftasından sonra hızlanarak artar. Bu nedenle diyabetli anne adayları her aşamada diyabet uzmanı, doğum hastalıkları uzmanı ve diyet uzmanından oluşan bir ekip tarafından düzenli ve dikkatli izlenmelidir.

Bebek için de çok riskli
Özellikle son 3 ayında daha belirgin olmak üzere, tüm gebelik süresince vücut tarafından üretilen hormonlar ve enerji gereksinimindeki artış nedeniyle vücudun insülin gereksinimi artar. Bu dönemde diyabetli annede şeker hastalığına bağlı olarak gözlerin, böbreklerin ve kalbin hasar görmesi hızlanır, doğum sırasında karşılaşılabilecek sorunlar biraz daha artar ve bu anneler çoğu kez sezaryen ile doğum yapar. Bebek açısından en büyük riskler ise bu bebeklerde doğuştan bazı sakatlıkların ortaya çıkabilmesi ve bunların birkaç organda olabilmesi, doğum sırasında bu bebeklerde ağır kan şekeri düşüklüğü, solunum bozuklukları ve çok iri doğmaları sonucu bebek ölümlerinin normale oranla 3 misli fazla olması olarak sayılabilir. Gebelik sırasında kan şekerlerinin açlıkta 60-80 mg/dL, toklukta 120-150 mg/dL düzeyini aşmaması hedeflendiğinden, artmış insülin gereksinimini karşılamak amacıyla verilmesi gereken insülin dozları da artırılmalıdır. Gebelik süresince hatta gebelikten 6-8 hafta önce kan şekeri değerlerinin bu düzeylerde tutulması anne ve bebekte gelişebilecek sorun olasılığını azaltmaya yardımcı olur.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>