Kadınlığın bir parçası: Menopoz

Menopoz kadınların yaşamında önemli dönüm noktalarından biri. Kimi kadınlar tarafından kadınlığın sonu olarak algılanıp psikolojik sorunlara neden olabildiği gibi, ateş basması, sıkıntı, gece terlemesi gibi sıkıntılar nedeniyle hayatı olumsuz yönde etkileyebiliyor. Önlem alınmadığı takdirde, kalp ve damar hastalıkları, kemik erimesi, Alzheimer (bunama) gibi çok daha büyük sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Kadınların ömrünün yaklaşık üçte biri menopoz döneminde geçiyor. Hiç de kısa sayılmayacak bu dönemi rahat ve sorunsuz geçirebilmek için konuya daha bilinçli yaklaşmak şart. Oysa ülkemizde pek çok kadın menopozla ilgili yeterli bilince sahip olmadığı için gerekli önlemleri almıyor. Bu durum pek çok sağlık sorunununa kapı aralamak anlamına geliyor.

Menopoz ne zaman başlar?
Adet kanamaları arasındaki sürenin yavaş yavaş uzaması ve kanama miktarının azalması menopozun habercilerinden biridir. Menopoza yaklaşıldıkca aşırı ve düzensiz kanamalar da gözlenebilir. Bu tür belirtileri normal kabul ederek hekime danışmaktan kaçınmak son derece yanlış olabilir. Kanamaların normal olup olmadığının bir uzman tarafından belirlenmesi gereklidir.
Adet devirlerinin sona ermesi, yani adet kanamasının kesilmesi anlamına gelen “menopoz” ülkemizde genellikle 45-50 yaşları arasında yaşanıyor. Avrupa’lı kadınların ortalama 50 yaşında, ABD’li kadınlarınsa 52 yaşında menapoza girdiğini gözönünde bulundurursak Türkiye’deki kadınların erken menopoza girdiğini söyleyebiliriz.
Ne zaman menopoza girileceğinin tam olarak bilinmesi mümkün değil. Ancak, anne, abla gibi yakın akrabaların menopoza girme yaşı bu konuda fikir verebilir. İlk adet yaşının, emzirme süresinin, doğum kontrol hapı kullanmanın ya da sosyoekonomik durumun menopoza girme yaşıyla ilgisi olduğuna dair bir bulgu yok. Ancak sigara içenlerin içmeyenlere oranla daha erken menopoza girdikleri biliniyor.

Menopozun yol açtığı rahatsızlıklar
Menopoz döneminde vücutta östrojen hormonu azalır. Bu azalmanın vücuda birçok etkisi olur. Rahim ve dölyolu eskisine oranla körelir, cinsel organ bölgesindeki kıllar azalır, dölyolundaki asit oranı düşer. Bazı damarların genişlemesi nedeniyle ateş basmaları görülebilir. Ayrıca gece terlemeleri, çarpıntı gibi sıkıntılar ortaya çıkar. Çoğu kadın bu dönemde kilo almaya başlar.
Östrojen hormonunun eksikliğinden kaynaklanan bu sıkıntılara, önlem alınmadığı takdirde kalp ve damar hastalıkları, kemik erimesi ve alzheimer (bunama) gibi daha ciddi rahatsızlıklar eşlik edebilir.
Kemiklerdeki kalsiyum ve mineral kaybından kaynaklanan kemik erimesi (osteoporoz) nedeniyle eklem ve kemik ağrıları ortaya çıkar. Menopozdan sonra sırt ve bel kemiğinde yılda %5, vücuttaki toplam kemik kitlesinde ise yılda %1 ila 1,5 oranında kayıp görülür. Tüm bunların sonucunda boyda kısalma ve kemiklerin kırılma riskinde artış gözlenir.
Menopozdan sonra kadınların kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riski de artar. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi rahatsızlıkları olan, sigara kullanan ve yüksek kilolu olan kadınların zaten yüksek olan kalp ve damar hastalıklarına yakalanma olasılığı menopozla birlikte daha da artar.
Vajina ve idrar yollarını örten tabakalardaki incelmeye bağlı olarak enfeksiyonlara karşı dayanıklılık azalır. İdrar yolunda yakınmalar, cinsel ilişki sırasında aşırı kuruluk, ağrı, tahriş ve kaşıntı gözlenebilir. Menopoz döneminde cinsel aktivitenin değişmesi için bir neden yoktur. Ancak yukarıda sözü edilen rahatsızlıklar ve kadınlığın sona erdiğini düşünme gibi psikolojik nedenlerle cinsel sorunlar yaşanabilir. Araştırmalar normal cinsel yaşamına devam eden kadınların sıkıntıları daha rahat atlatabildiğini gösteriyor.

Menopoz ve depresyon
Menopoza depresyonun eşlik etmesi sık rastlanan bir durumdur. Menopozda yaşanan hormonal değişikliklerin de etkisiyle psikolojide değişimler ortaya çıkar. Yaşlanma endişesi ve kadınlığın bittiği düşüncesi hayatı sorgulamayı beraberinde getirebilir. Doğurganlığın bitmesi bazı kadınlar tarafından üzücü ve sıkıntılı bir durum olarak karşılanırken bazı kadınlar tarafından bir rahatlama nedeni olarak algılanabiliyor. Erken çalışmaya başlayan kadınlarda meslek hayatının sona ermesiyle menopoz aynı döneme denk gelebiliyor. İki başa çıkılması zor durumun biraraya gelmesi depresyonu tetikleyebiliyor.
Östrojen hormonu uyku kalitesini olumlu etkileyen, uykuya dalma süresini kısaltıp derin uyku süresini artıran bir hormon. Menopozda östrojenin azalmaya başlaması uyku kalitesini de olumsuz etkiliyor. Uyku kalitesinin azalması zaten sıkıntılı ve gergin yaşanan bir süreci daha da zorlaştırıp psikolojik sorunlara neden olabiliyor.
Menopozun doğal yollardan değil cerrahi müdahale sonrası geliştiği bazı durumlarda depresyon çok daha ağır yaşanabiliyor. Kanser gibi hastalıklar sonucunda yapılan, yumurtalıkların ya da rahmin alınması gibi cerrahi müdahaleler menopoza neden olabiliyor. Hastalığın yarattığı psikolojik zorlukların yanına menopozun eklenmesi depresyonu da beraberinde getirebiliyor.
Menopozla birlikte yaşanan depresyonun atlatılmasında kişilik özellikleri ve çevreden alınan destek oldukça önemli. Bu dönemde kadının eşi, çocukları ve arkadaşlarından destek alması zorlukları kolay atlatmayı sağlayabiliyor. Bu tür durumları atlatmada kadının hayata yaklaşımı da önem kazanıyor. Amaçlara ve hedeflere sahip olmak, çeşitli uğraşlara, hobilere sahip olmak gibi etmenler depresyonu yenmeye yardımcı oluyor.

Menopozun tedavisi olur mu?
Kimi kadınlarda menopoz sonrasında kadınlarda gözlenen ve normal kabul edilen bu değişikliklerin yaratacağı sıkıntı ve rahatsızlıklar tedavi gerektiren bir seviyeye çıkabiliyor. Bu durumda hekimler hormon tedavisi yapmayı gerekli bulabiliyor. Tedavi, ağızdan kullanılan haplar, iğneler, cilde yapıştırılan bantlar, vajinal kremler gibi pek çok yöntemden birinin ya da birkaçının birarada kullanılmasıyla yapılıyor. Ayrıca hormon tedavisine ek olarak, örneğin kemik yapısını güçlendirici, hormon özelliği olmayan ilaçlar da kullanılabiliyor.
Menopoz döneminde gerçekleşen hormonal değişikliklere bağlı olarak kadınlarda kalp ve damar hastalıkları, osteoporoz (kemik erimesi) ile meme kanseri gibi hastalıkların görülme riskinde artış gözlenir. Bunun en önemli nedenlerinden biri vücuttaki omega-6 / omega-3 oranının bozulmasıdır. Ayrıca klinik çalışmalara göre, bozulmuş omega-6 / omega-3 oranı menopoz döneminde osteoporoz ve meme kanserine yakalanma ihtimalini artırır. Bu bilgiler ışığında, menopoz döneminde omega-3 içeriği zengin yiyeceklerle beslenmek vücuttaki omega-6 / omega-3 oranını düzenleyecek; kalp damar hastalıkları, osteoporoz ve meme kanseri gibi menopoz döneminde kadınların sıklıkla etkilendiği hastalıklardan etkilenme ihtimalini azaltacaktır. Beslenmemizde en önemli omega-3 kaynağı balıklardır. Başlıca bitkisel omega-3 kaynakları ise keten tohumu, kivi, perilla, ceviz, badem, zeytinyağı ve semizotudur. Bu gıdaları yeterli miktarda tüketmek omega-3 eksikliğinin giderilmesinde etkili olacaktır.

Yapılan araştırmalara göre; doğru bir egzersiz ve diyet programı uygulandığında insan ömrünün son yıllarına denk gelen menopozu rahat ve sıkıntısız olarak geçirmek mümkün. Menopoz tedavisinin etkinliğini artırmak için; kalsiyum bakımından zengin bir diyet ve günde ortalama 2 kilometrelik yürüyüş gerekiyor. Tabii tüm bunların yanısıra alkol ve sigaradan kaçınmak tedaviye katkı sağlıyor. Gün ışığından mümkün olduğu kadar fazla yararlanmak da önemli. Bu sayede kemikler için çok önemli olan D vitamini sağlanmış oluyor.
Menopoz konusunda daha fazla bilgi ve hizmet almak için; ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezlerine, sağlık ocaklarına, kadın doğum hastanelerine, devlet ve üniversite hastanelerinin ya da özel hastanelerin kadın doğum bölümlerine ya da kadın doğum uzmanlarına başvurulabilir. Kadın doğum, aile planlaması gibi alanlarda çalışan sivil toplum kuruluşları menopoz konusunda bilinçlendirici faaliyetler de yürütüyor. Bu tür kuruluşların düzenlediği toplantılara katılmak yarar sağlayabilir.
Menopoz kadınlığın sonu değil, tam tersine önemli parçalarından biridir. Hazırlıklı ve bilinçli olarak karşılandığında yaşamın son yıllarına denk gelen bu dönemi rahat, sorunsuz ve huzurlu geçirmek mümkün.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>