Kendi kendine meme muayenesi

Meme muayenesi kansere karşı korunmanın en etkili yollarından biridir. Erken tanı sayesinde, meme kanserinin getirdiği sorunlar büyük oranda çözülebilir. Bu sayede hastalığın toplumda yaptığı hasar en aza indirilebilir, yaşam süresi ve kalitesi önemli ölçüde artırılabilir. Erken teşhis için bilinen en iyi ve etkili çözüm, kadınların risk durumlarına göre belirlenmiş olan muayene ve inceleme yollarının izlenmesidir.

Meme kanserinde erken teşhis yöntemleri, hastanın taşıdığı risk faktörlerine göre değişmektedir. Bu risk faktörlerinin arasında en başta yaş gelmektedir. Daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilmesine rağmen, ilerleyen yaş gruplarında bu risk artmaktadır. Bu nedenle ilerleyen yaş gruplarında erken teşhis için alınması gereken önlemler, daha erken yaş gruplarına göre farklılık göstermektedir. Yirmi yaş üzerindeki kadınlar, her ayın belirli bir döneminde kendi kendilerini muayene etmelidirler. Bu muayene sırasında meme dokusunda farklılık olup olmadığı araştırılır. Eğer bir değişiklik tespit edilirse derhal bir hekime başvurulmalıdır. Bir değişiklik saptanmasa bile, üç yılda bir kez hekim tarafından muayene edilmelidirler.

Kırk yaşına gelen kadınların, kendi yaptıkları periyodik muayeneye ek olarak her yıl bir kez hekim tarafından muayene edilmeleri gereklidir. Ayrıca hekimin gerekli görmesi durumunda mamografi denilen meme filmi de belli aralıklarla uygulanabilir.

Kadınlar kendilerini nasıl muayene etmelidir?

Erken teşhis için her kadının ayın belirli bir günü kendisini muayene etmesi gerekir. Her ay düzenli olarak kendisini muayene eden bir kadın, memesinde ortaya çıkan bir kitleyi çok daha erken fark eder. Aşağıdaki değişiklikler fark edildiğinde, gecikmeden bir hekime başvurulmalıdır:

- Memede iki haftadan uzun süre ele gelen sertlik veya kitle,

- Meme derisinde kalınlaşma, şişme, renk değişikliği,

- Meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması,

- Memede veya meme başında içeri doğru çekinti olması,

- Memenin seklinde değişiklik,

- Meme başlarının pozisyonlarında değişiklik,

- Meme başında ortaya çıkan akıntı.

Kendi kendine meme muayenesi usulüne uygun uygulanmadığında bir sorun varmış izlenimine kapılmaya ve gereksiz kaygılara neden olabilir. Bu nedenle aşağıdaki yönlendirmeler ve muayene yöntemleri iyice anlaşılmalı ve doğru uygulanmalıdır. Gerekli durumlarda ve özellikle de muayene sırasında anormal bir bulguya rastlandığında mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.

Her bilinçli kadın kendi kendine meme muayenesi yapmayı öğrenmeli ve bu muayeneyi düzenli olarak yapmayı alışkanlık haline getirmelidir. Memedeki kitlelerin %80′i, bu kitleler iyi huylu olsun, kötü huylu olsun, kadınların kendisi tarafından ya tesadüfen, ya da kendi kendine meme muayenesinde keşfedilmektedir. Tesadüfen keşfedilen kitleler genellikle çok büyük kitleler olmakta, aksine, usulüne uygun olarak yapılan bir kendi kendine meme muayenesinde daha ufak çaptaki kitleleri ve ek olarak meme kanserine işaret edebilecek bazı bulguları keşfetme imkânı doğmaktadır.

Kendi kendine meme muayenesi ne zaman yapılmalıdır?

Kendi kendine meme muayenesi ideal olarak adet döngüsünün 5.-7. günleri arasında, ayda bir kez yapılmalıdır. Adet kanamasının başlamasıyla birlikte kanda östrojen ve progesteron hormonlarının etkinlikleri nispeten azalır ve meme dokusunu incelemek kolaylaşır. Yukarıda belirtilen günler dışında ve özellikle de adet kanamasına yakın yapılan meme muayenelerinde bu hormonların etkisiyle memeler dolgun olabilir ve bastırıldığında ağrı hissedilebilir. Bu da kendi kendine muayenenin etkinliğini önemli derecede azaltır.

Menopoz döneminde olan ve adet görmeyen kadınlar ise her ayın kendi belirledikleri bir gününde bu muayeneyi yapabilirler. Menopoz döneminde kullandıkları hormon ilaçları nedeniyle düzenli olarak adet görmeye devam eden kadınlar da yine bu muayeneyi adet döngüsünün 5.-7. günleri arasında yapmalıdırlar.

Kendi kendine meme muayenesi nasıl yapılmalıdır?

Kendi kendine meme muayenesinin üç ayrı aşaması vardır. Her bir aşama meme dokusu hakkında çok değerli bilgiler verir ve mutlaka uygulanmalıdır.

1. Memelerin gözle değerlendirilmesi

Kendi kendine meme muayenesinin ilk basamağı memelerin gözle değerlendirilmesidir. İyi aydınlatılmış bir odada vücudun üst kısmı çıplak haldeyken ayna karşısına geçilerek muayeneye başlanmalıdır. Toplam beş pozisyonda, yani; eller kalçalardayken, avuçlar önde sıkılıyken, kollar yanda serbest olarak sallanır durumdayken, eller havadayken ve vücut öne serbeste eğilmiş durumdayken memelerin durumu gözlemlenir.

Bu incelemenin toplam beş ayrı pozisyonda yapılmasının amacı meme dokusunun arkasında kalan kasların çeşitli pozisyonlarda farklı şekilde kasılmasının ve böylece meme dokusundaki muhtemel habis oluşumların gözle görülebilir hale gelmesinin sağlanmasıdır. Memedeki habis kitleler çoğu durumda memeye sabit bir duruş kazandıran Cooper bağlarının ve meme arkasındaki kasların işlevlerini bozar ve bu durum memeye çeşitli pozisyonlar verilerek belirgin hale getirilebilir.

Nelere dikkat edilmelidir?

Gözle değerlendirmede memelerde belirgin şişlik, meme cildinde içe doğru çekilme alanları, renk değişiklikleri, kızarıklık, deri yüzeyine yakın damarlarda önceden varolmayan bir belirginleşme hali, ciltte “portakal kabuğu” manzarası (cilt yüzeyinde lenf kanalı tıkanıklıklarına bağlı olarak portakal kabuğu görünümünü andıran değişiklikler) gibi bulgular aranmalıdır. Özellikle bir pozisyondan diğerine geçişte bazı değişiklikler belirginleşebilir.

Aynada memelerinizden birinin diğerine göre daha farklı bir boyutta olması endişeye yol açmamalıdır. Başka bir bulgunun yokluğunda bu, yapısal olarak normal bir durum olarak kabul edilir.

Meme ucunun içe doğru çekilmesi, tümüyle içe gömülmesi, meme başında şekil ve renk değişiklikleri, aranması gereken diğer bulgular arasındadır. Meme uçları önceden beri içe dönükse bu yapısal bir durumdur, önemli olan böyle bir değişikliğin yeni ortaya çıkmış olup olmamasıdır. Bir pozisyondan diğerine geçişte içe gömülen veya dışarı taşan meme başı normaldışı bir durumun habercisi olabilir.

Doktor tarafından yıllık olarak yapılan muayenelerde meme başları sıkılarak sıvı akışı olup olmadığı da kontrol edilir. Kendi kendine muayene yapan kadınların meme uçlarını sıkarak kontrol etmesi genellikle gerekli değildir. Meme uçlarından kendiliğinden gelen bir sıvı olması durumunda doktora başvurulması yeterlidir. Doktorlar bazı özel durumlarda hastalarına meme uçlarını sıkarak kontrol etmeyi önerebilir. O nedenle bu tür bir muayenenin yapılıp yapılmayacağı doktora danışılmalıdır.

2. Elle değerlendirme

Elle değerlendirmede meme dokusunda normalde varolan meme dokusu ile olmaması gereken bir dokunun ayrımı önemlidir. Elle değerlendirmede meme dokusu asla baş ve işaret parmağı arasında sıkılmamalı, elin baş ve serçe parmakları dışında kalan üç parmağı meme dokusu üzerine yerleştirilerek tarama parmakların hassas olan iç yüzeyleriyle dokuyu hissederek yapılmalıdır.

Meme dokusunun tümüyle taranması, memenin koltukaltından göğüs kemiğine, köprücük kemiğinden memenin alt sınırına kadar tüm alanların dikkatlice hissedilerek taranması demektir. Bu amaca yönelik olarak parmak uçları meme üzerinden kaldırılmadan memenin tamamı ya daireler çizerek, ya yukarıdan aşağı-aşağıdan yukarı taranarak ya da merkezden dışa tarayarak değerlendirilmelidir.

Muayeneyi yaparken parmakları yalnızca cilt üzerinde kaydırmak bulgu için yeterli olmayabilir. Her memede her taramayı toplam üç kez hafif, orta ve şiddetlice bastırarak tekrarlamak gereklidir.

Elle muayene sırasında memenin normal dokusu ile anormal oluşumları birbirine karıştırmamak önemlidir. Meme dokusu baş parmakla işaret parmağı arasında sıkıştırıldığında ele gelen büyükçe kitleler memenin kendi dokusudur. Baş parmakla işaret parmağı arasında kalan üç parmağı yan yana getip bastırarak yapılan muayene, anormal kitleleri memenin normal dokusundan ayırt etmek için en elverişli yoldur.

3. Yatar pozisyonda değerlendirme

Sırt üstü yatar pozisyonda, sağ omzun altına katlanmış bir havlu yerleştirildikten sonra sağ eli başın altına koymak ve sol elle yukarıda anlatıldığı şekilde memeyi taramak gerekir. Aynı işlemler sol meme için de tekrarlanmalıdır.

Hangi durumlarda doktora gidilmelidir?

Memede ele gelen bir kitleniin habis olma olasılığı düşüktür. Ancak yine de ele gelen kitlelerin doktor tarafından incelenmesinde yarar vardır. Bu nedenle gözle veya elle muayene sırasında fark edilen değişiklikler olduğunda doktora danışılmalıdır. Memede oluşan kitlelerin %80′i kendi kendine muayene ile saptanabilir. Bu da erken teşhis için çok önemli bir avantaj demektir. Bu nedenle kendi kendine meme muayenesine gereken önem verilmeli, ihmalkârlık yapılmamalıdır.

Bir yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>