Meme kanserinde tarama testleri ne kadar işe yarıyor?

Meme kanseri sıklığı bütün dünyada artış göstermektedir. Özellikle  endüstrileşmiş Batı ülkelerindeki bu artış, gelişmekte olan ülkeler için de geçerlidir. Bir Amerikan kadının yaşamı boyunca meme kanseri olma riski 7’de bire çıkmıştır. Öte yandan söz konusu artış mamografik taramanın giderek daha yaygın kullanılmasına bağlı değildir.

Meme kanserine bağlı ölümleri azaltmadaki etkili faktörler hastanın riskinin iyi tanımlanması, erken tanı olanaklarının kullanılması ve etkin tedavidir. Bu faktörler içerisinde erken tanı büyük önem taşımaktadır. Erken tanı sağlıklı kadınların, meme tarama programlarına katılması sayesinde gerçekleştirilebilir. Hastalığın erken tanınması durumunda tedavi başarısı da yükselmektedir, öyle ki beş yıllık yaşam oranı erken tanı ile %90’a yaklaşmaktadır.

Tarama programlarının amacı, hastalığın semptom veya bulguları ortaya çıkmadan hastalığı ortaya koyma amacına yöneliktir. Bir hastalığın tarama programına alınması için sonuçlarının önemli risklere neden olması, buna karşılık erken yakalandığında tedavi edilebilir olması, sık görülüyor olması, hastalık saptanana kadar gizli bir döneme sahip olması ve bu dönemde yapılacak tedavi ile daha iyi sonuçlar elde ediliyor olmasına bağlıdır. Bu açıdan bakıldığında meme kanseri, tarama gerektiren hastalıklara mükemmel bir örnektir; görülme sıklığı yüksektir (yaklaşık 110/100 000), ciddi fakat aynı şekilde öldürücü değildir ve erken evrede tanı, daha uzun yaşama olasılığını sunmaktadır.

Bir tarama programının etkinliği hastalığa özel ölüm riski değeri ile ölçülmektedir. Bu sonuç ölçümü genellikle rölatif risk (bağıl risk) olarak ifade edilir; taranan gruptaki hastalığa özel ölüm riskinin, taranmayan gruptakine oranıdır. Tarama, ortalama bir kadında meme kanseri riskinin ne kadar olacağını ölçer. Taramanın sonuçları ve maliyeti de önceki tarama programlarında saptanıp hayata geçirilen özelliklere göre düzenlenir.

Mamografi taramaları 1980’ler sonrasında daha yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü’nün, tarama için mamografinin kullanımına olan ilgisi, 1962’de Sağlık Sigorta Planı Projesi meme kanseri taraması çalışmasının başlamasına neden olmuştur. Bu projenin çıkış noktası memenin klinik muayenesi ve mamografi aracılığıyla yapılacak taramanın meme kanserinden ölümü azaltıp azaltmayacağının saptanmasıdır. Araştırmacılar, projeye katılan 40-64 yaş arası 60.000’in üzerinde kadında taramanın meme kanserine bağlı ölümü azaltıp azaltmadığını saptamışlardır. Bu ilk çalışma sonucunda 1977 yılında taramaya çağrılan kadınlarda, takibin dokuz yıl sonrası kontrollerle karşılaştırıldığında, meme kanserine bağlı ölümlerde %29 azalma bildirilmiştir. Ayrıca 50-64 yaş aralığındaki kadınlarda bağıl riskte %35 azalma görülmüş, ancak 40-49 yaşları arasındaki kadınlarda istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yaklaşık 20 yıllık veri birikimini değerlendiren analizlerde ortalama altı yıl takipten sonra, %31 oranında anlamlı azalma bildirilmiştir. Ayrıca, 50-69 yaş grubundaki kadınlarda anlamlı olmayan bağıl risk azalması gösterilmiştir. Ancak, 40-49 yaş aralığında taranan kadınlarda yaşam süresinde anlamlı bir fayda gösterilememiştir. Bu konuda yakın zamanda yapılan bir değerlendirme 40-49 yaş aralığında taranan kadınlarda, meme kanserinden ölüm riskinin, 50 ve daha yaşlı kadınlarla karşılaştırıldığında %92 daha yüksek olduğunu göstermiştir. Çalışmalara katılanların takibi ikinci on yıla uzadığında ise, çalışmaların bir kısmı 40-49 yaş aralığındaki kadınlarda istatistiksel olarak belirgin risk azalması rapor etmektedir. Buna karşılık genç kadınlarda mamografinin duyarlılığı düşüktür, çünkü meme dokusu daha yoğundur, bu nedenle anormal yoğunlukları tespit etmek güçtür, yüksek oranda yanlış negatif mamografi sonuçları verebilir. Öte yandan meme kanseri sıklığı genç kadınlarda düşüktür, bu nedenle tarama yapılması maliyet etkin bir yaklaşım değildir ve yaşam süresini arttırmada faydasını göstermek zordur.

Meme kanseri tarama yöntemleri

Tarama mamografisi

Başlıca meme kanseri tarama yöntemleri tarama amaçlı mamografi, kendi kendine meme muayenesi ve hekim tarafından yapılan meme muayenesidir. Yaklaşık 1 cm çapında bir meme tümöründe milyarlarca hücre bulunmaktadır, bu boyutun altındaki tümörün ise klinik muayenede saptanması güçtür. Tarama mamografisinin kullanılmasıyla birlikte “in situ” olarak adlandırılan henüz başlangıç aşamasındaki kanserlerin saptanması bile mümkün hale gelmiştir. Mamografinin, günümüzde giderek daha fazla kullanılması, tanının daha erken konulmasını sağlamıştır. ABD’de yeni tanı konan meme kanserlerinin çoğu “evre I ” ve “in situ duktal karsinom” olarak adlandırılan başlangıç aşamasındaki kanserlerdir. Meme kanserlerinin büyük bir kısmında mamografi ile tanı konulmaktadır.

Tarama mamografisi tanı amaçlı mamografiye göre daha düşük radyasyon dozuna sahiptir. Buna karşılık genç kadınlarda her yıl tekrar edilmesi, alınan toplam radyasyon dozunu ciddi boyutlara ulaştırabilir. Öte yandan uygulama sırasında memeye olan basınç, kısa süreli ağrıya neden olabilir.

Klinik meme muayenesi

Mamografinin teknolojik olarak bugünkü hassasiyetine ulaşmadığı dönemde meme kanseri tanısı daha çok klinik meme muayenesi ile konulmaktaydı. Öyle ki tek başına klinik meme muayenesi, meme kanseri tanısının %45’inden sorumlu idi.

Daha yakın zamanda yapılmış çalışmalarda ise mamografik olarak saptanamayan ancak klinik muayene ile bulunmuş meme kanserinin %3 ile %24 oranında olduğu gösterilmiştir. Klinik olarak bulunabilen fakat mamografik olarak gizli kanserlerin oranları 50 yaş üzeri kadınlara göre, 50 yaş altı kadınlarda belirgin olarak daha yüksektir. Hekimin muayene becerisinin artırılması ile daha yüksek oranda tanı da olasıdır. Muayene eden kişi ister doktor ister yardımcı sağlık personeli olsun, bir bireyin klinik muayene ile kitleyi tespit edebilmesi; öncelikle; o kişinin isteğine ve dikkatli bir şekilde muayene için zaman ayırmasına bağlıdır.

Kendi kendine meme muayenesi

Kendi kendine meme muayenesini tam olarak uygulayan kadınlarda, ilerlemiş meme kanseri ve meme kanserine bağlı ölüm riski azalmaktadır. Öte yandan, klinik meme muayenesi kötü huylu meme urlarının saptanması olasılığını da artırmaktadır.

Kendi kendine meme muayenesi kadının dış görünüş ve elle yaptığı meme muayenesidir. Bu muayene ile memesinde kendiliğinden olan anormal değişiklikleri kolayca saptanabilir. Bu amaçla önerilen yöntem kadının muayeneyi adet bitiminden sonra, banyoda yapmasıdır.

Kendi kendine meme muayenesinin nasıl yapılacağını öğrenmek için aşağıdaki yazıya bakabilirsiniz: http://www.dogalyasamrehberi.com/index.php/kendi-kendine-meme-muayenesi.html

Ne sıklıkla mammogarafi yapılmalıdır?

Meme kanseri taramasının 50-59 yaş aralığında ölüm riskini azalttığı yönünde görüş birliği bulunmaktadır. Ancak 40-49 yaş aralığında tarama yapılmasının faydası tartışmalıdır. Bu yaş grubunda meme kanserinden ölüm ve meme kanseri hızının düşük olması, tarama sonuçlarını etkilemektedir. Mamografinin duyarlılığı yaşa bağlı olarak değişir. Genç kadınlar yoğun dokulu meme yapısına sahiptir. Bu da tanının doğru olarak konulmasını azaltan bir etkendir.

Tarama sıklığı konusunda kesin bir görüş birliği yoktur, ancak genel yaklaşım 50 yaştan sonra iki yılda bir taramanın meme kanserinin erken saptanması konusunda yeterli olduğu şeklindedir. Ancak ailede kanser görülme oranının fazla olması ve genetik yatkınlığın olması durumunda taramaya çok daha erken başlanılması önerilmektedir.

70 yaşın üzerindeki kadınlarda tarama yapılmasının getireceği fayda da tartışmalıdır. 70 yaş ve daha yaşlı kadınlar hayat beklentisi ve tüm sağlık durumları değişiklik gösterdiğinden, bu grubu taramada klinik değerlendirme büyük bir rol oynar. Birkaç uzman bu konuda fizyolojik yaşın esas alınmasını önermektedir. İngiltere’de Ulusal Sağlık Hizmetleri tarama programı olarak 50-64 yaş aralığındaki kadınlarda, her üç yılda bir tek yönlü mamografi önermektedir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>