Olmazsa olmaz kolesterol!



Vücutta karaciğer tarafından üretilen, pek çok hücre ve hücre içi yapının bileşiminde yer alan, sindirime yardımcı olan, hormonların yapısında ve diğer vücut fonksiyonlarında önemli rol oynayan yağımsı bir maddedir kolesterol. Yani sağlıklı yaşamamız için gerekli kolesterolün neredeyse tamamı vücudumuz tarafından üretilir. Bunun dışında dışardan aldığımız pek çok besin de kolesterol içermekte.

Kolesterol yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir maddedir. Kolesterol beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur. Vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, cinsiyet hormonları gibi), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir. Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa bu kan damarlarında birikir ve damarların sertleşmesine, daralmasına (ateroskleroz) yol açar. Aterosklerozda damar duvarında biriken tek madde kolesterol değildir; akyuvarlar, kan pıhtısı, kalsiyum gibi maddeler de birikir. Kolesterol hangi organın damarında birikirse o organa ait hastalıklar ortaya çıkabilir. Örneğin; kalbi besleyen atardamarlarda (koroner arterler) kolesterol birikimi olursa göğüs ağrısı, kalp krizi gibi sorunlar oluşabilir ya da böbrek damarlarında kolesterol birikimi yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.

İyi kolesterol – Kötü kolesterol

Normal koşullarda, yağ suyun içinde çözünmez. Kolesterol de yağımsı bir maddedir ve su özelliklerini taşıyan kanda normal koşullarda çözünmez. Kolesterol, kanda çözünmesi ve taşınması için karaciğerde bir protein ile birleştirilir. Bu kolesterol ile protein birleşimine ‘lipoprotein’ adı verilir. Değişik tipte lipoproteinler vardır. Bunlar; kötü huylu kolesterol olarak bilinen ‘LDL’ (Low Density Lipoprotein / Düşük Yoğunluklu Lipoprotein) ve iyi huylu kolesterol ‘HDL’dir (High Density Lipoprotein / Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein). HDL ve LDL kolesterolden başka lipoproteinler de vardır.

Aslında 20 yaş ve üzerindeki herkesin en az her 5 yılda bir kolesterol değerlerini ölçtürmesi gerekiyor. En iyi değerlendirme, kolesterollerin kanda ‘lipoprotein profili’ olarak belirlenmesi. Lipoprotein profiline bakıldığında toplam kolesterolün 200 mg/dL ve LDL kolesterolün 100 mg/dL’in altında, HDL kolesterolün ise en az 40 mg/dL ve üzerinde olması önerilen değerlerdir. Aşağıdaki tabloda kolesterolün yorumlanmasına yardımcı kategorilendirme yer alıyor:

Toplam kolesterol düzeyi*   Kategori

200 mg/dL’in altı          =>       İstenilen değer

200-239 mg/dL           =>       Sınırda yüksek

240 mg/dL ve üzeri      =>       Yüksek

LDL kolesterol düzeyi          Kategori

100 mg/dL’in altı          =>       Optimal

100-129 mg/dL           =>       İstenilen

değere yakın

130-159 mg/dL           =>       Sınırda yüksek

160-189 mg/dL           =>       Yüksek

190 mg/dL ve üzeri      =>       Çok yüksek

* Kolesterol düzeyleri her desilitre kanda kolesterolün miligram değerinden ölçüsünü belirmektedir.

Risk faktörleri

Kolesterol yüksekliği sadece orta yaşlılarda ve şişmanlarda görülmez. Genç ve çocuklarda da belirtileri hemen görülmese bile damarlarda kolesterol birikimi başlayabilir.

Kolesterol, aldığımız besinlere, genetik faktörlere ve yaşam tarzına bağlıdır. Görüldüğü gibi genetik dışındaki faktörler kişinin elinde. Kolesterolün sık rastlanan sağlık sorunlarından biri olmasında, giderek artan hazır gıda, fast food, bisküvi, çikolata, şekerli gıda tüketimi de önemli rol oynuyor. Kolesterol bazı kuruyemişler ve yemeklik yağlarda olduğu gibi süt ürünleri ve et gibi hayvansal kökenli yiyeceklerde de bulunur. Doymuş yağ içeren bütün yiyecekler aynı zamanda kolesterolü de içerirler. Ne kadar çok hayvansal gıda ve kızartılmış gıda alınırsa o kadar fazla kolesterol alınmış olur. Ancak unutulmamalıdır ki yüksek kolesterolün sorumlusu sadece gıdalar değildir. Yaşam tarzı, şişmanlık, sigara kullanımı, ailenin tıbbi geçmişi, yaş, yüksek tansiyon, diyabet, bazı böbrek ve tiroit hastalıkları gibi bazı faktörler yüksek kolesterol için risktir.

Kolesterolün zararları

Kandaki kolesterol miktarında artış olursa, arter adı verilen damar duvarlarına fazla kolesteroller birikir. Damarın iç duvarında biriken kolesterol, damar içi kan akışkanlığını yavaşlatır ve kalp ritminde azalma hatta kalbin bloke olmasına neden olabilir. Bilindiği gibi kalbe oksijen kan ile taşınır. Eğer kalp oksijen ve kan hacmi açısından yetersiz ise göğüs çevresinde bir ağrı belirir. Eğer bu durum daha uzun süre devam ederse sonuç kalp krizi olarak ortaya çıkabilir. Bu durum yalnızca kalp için geçerli değil, beyin ve diğer organlarda aynı risk söz konusu. Örneğin, eğer pıhtı beyne giden damarları tıkarsa, felç de olabilir.

Sadece yüksek kolesterol tek başına bu hastalık bulgularını oluşturmaz. Pek çok kişi farkında olmadan yüksek kolesterol değerlerine sahip olarak yaşamlarını sürdürmektedir. Ancak; kan kolesterol düzeyini düşürmenin kalp hastalıklarını ve kalp krizi riskini önemli derecede azalttığı bilinen bir gerçek. Kolesterol düzeyinin genç, yaşlı, kadın ve erkekte normal sınırlarda devamlılığının sağlanması kalp hastalıklarından korunmada önemli bir yaklaşım. Çünkü gelişmiş ülkelerde ölüm nedenleri arasında kalp ve damar hastalıkları ilk sırada ve yüksek kolesterol gibi sorunların düzeltilmesi ile bu ölümler önlenebilir veya geciktirilebilir.

Kalp ve damar hastalıkları oldukça yaygın

Kalp ve damar hastalıkları Türkiye’de ve pek çok ülkede ölüm ve kalıcı sakatlıklara yol açan yaygın sorunların başında geliyor. Türkiye’de 6 milyon kişide kan kolesterol düzeyi “sınırda yüksek” (200-239 mg/dl) ve 2 milyon kişide “yüksek”tir (240 mg/dl). Gelişmiş ülkelerde ölüm nedenleri arasında kalp ve damar hastalıkları ilk sıradadır ve yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, şişmanlık gibi sorunların düzeltilmesi ile bu ölümler önlenebilir veya geciktirilebilir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü, kalp ve damar hastalıklarını ‘bir numaralı insanlık düşmanı’ olarak ilan ediyor.

Kalp ve damar hastalıklarını kolaylaştıran faktörlere kardiyovasküler risk faktörleri adı verilir. Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması hasta için risktir ve kolesterol yüksekliği bir kardiyovasküler risk faktörüdür. HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir. Bu riske sahip hastalarda kalp krizi, felç, damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır.

İlaçlı ya da ilaçsız tedavi mümkün

Eğer kolesterol düzeyi 240 mg/dl ve daha yukarı seviyelerde ise ve diğer risk faktörleri de bulunuyorsa kolesterolünüzü kontrol altına almalısınız. Yüksek kolesterolün kontrol altına alınması ile yaşam süresinin uzadığı, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin azaldığı ve kalıcı sakatlıkların önlendiği kesin olarak biliniyor. Kolesterol yüksekliğine ilaveten şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara gibi diğer kardiyovasküler risk faktörleri de gözönünde bulundurulmalı ve alınacak önlemler ona göre planlanmalı.

Yüksek kolesterol tedavisi ilaç dışı tedavi ve ilaç tedavisi olmak üzere iki aşamada gerçekleştiriliyor.

Dünyada en çok satılan ilaçlar arasında kolesterol düzenleyicilerin olduğu bildiriliyor. Ancak burada sıklıkla yapılan hata insanların beslenme düzenlemesine gitmeksizin, doğrudan ilaç tedavisine başlamaları Bu kolay yoldur, fakat doğru bir yol değildir. İlaç ile yapılan düzenleme sonuçta diyetin alternatifi değil ancak tamamlayıcısı olabilir. Beslenme düzenlemesi olmadan sadece ilaç alımı bir süre kolesterol seviyesini düzenleyebilir, orta vadede mutlaka bazı sorunlar ortaya çıkacaktır.

Her hasta için tedavi farklılıklar taşır. İlaç dışı tedaviler kesinlikle ihmal edilmemelidir. İlaç tedavisi ancak zorunlu durumlarda, doktor gerekli gördüğünde uygulanmalıdır. Kolesterol düzeyini düşürmek için beslenme düzenlemesi şarttır. Kolesterol, doktorun önereceği tedavi, egzersiz ve uygulanacak diyetle düzenlenebilir. Kolesterol oranındaki her yüzde 1’lik düşüş kalp krizi riskinizi yüzde 2 azaltacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>