Rezene

Çok eskiden beri özellikle Akdeniz ülkelerinde sebze ve salata olarak kullanılan rezenenin kökeni Akdeniz Bölgesi ve Batı Asyadır. Bugün değişik yollarla dünyanın birçok yerlerine yayılmıştır.

Rezene Haziran-Ağustos ayları arasında sarı renkli çiçekler açan, bir buçuk metre boylarında, iki yıllık, kokulu ve otsu bir bitkidir. Yaprakları saplı ve tüysüzdür. Bitkinin gövdesi dik, içleri boş silindir şeklinde ve tüysüzdür. Çicekler ise uzun saplı ve bileşik şemsiye durumundadır. Meyveleri silindir şeklinde, tüysüz, yeşilimsi, esmer renkte olan rezenenin tohumları, protein ve yağ birikiminden zengin bir dokuya sahiptir. Birçok çeşidi vardır. Ülkemizde bazı yerlerde rezeneye raziyane ve arapsaçı da denilir. Genel olarak Ege ve Akdeniz bölgesinde yetişir. Rezenenin kökü, meyveleri, tohumları ve yaprakları kullanılır.

Rezene verimli, derin, kireçten zengin toprakları tercih eder. Ancak rutubetin çok fazla olmaması gerekir. Genellikle meyveler geç olgunlaştığından ılıman iklimlerde sonbaharı uzun geçen bölgeleri tercih eder. Humuslu ve kumlu-tınlı topraklar da rezene için uygundur.

İyi bir rezene meyvesi %3.5-6 oranında uçucu yağ içerir. Bileşimin en önemli maddesi Anethol’dur. Bu madde anason ile aynı aromaya sahiptir. Ayrıca acı kafura benzer tat veren fenchon isimli bir madde daha vardır. Ayrıca içeriğinde Fosniculin ve methylchavicol da bulunur. Meyve endospermi %12-18 yağ, % 14-22 protein içerir. Genel olarak uçucu yağ oranı ile meyve uzunluğu arasında bir ilişki vardır.

Rezene; balgam söktürücü, idrar söktürücü, anne sütünü artırıcı, hazmettirici, gaz söktürücü ve yatıştırıcıdır. Ayrıca ağrı kesici, ateş düşürücü ve antimikrobiyal etkileri de rapor edilmiştir. Rezenenin kadınlar açısından bir diğer önemi de östrojeni artırıcı etkisidir.

Rezene öksürüklerde balgam söktürücü olarak, özellikle bebekleri ve küçük çocukları yatıştırıcı olarak kullanılır. Kullanımı kolay olduğu için sindirim sorunu olan bebeklere ve küçük çocuklara rahatlıkla verilir. Rezene sindirim sistemi kramplarını çözücü etkiye de sahiptir. Bebek mamalarına biraz rezene karıştırıldığında, gaz sancısı yaşanmaz. Sindirim sorunlarından kaynaklanan baş ağrılarını dindirir. Kısaca ve genellikle, sindirim problemleri, şişkinlik, iştahsızlık, balgam, adet görme zorlukları, göz kapağı iltihabı ve sinirlilik hallerine karşı, başarıyla kullanılabilir.

Bitki çayının özellikle öksürüğe ve akciğer hastalıklarına, boğmaca ve astım kramplarına karşı kullanılmasında büyük yarar vardır. Yorgun iltihaplı gözler, rezene çayı ile günde 2-3 kere yıkanabilir veya bitki buğusuna tutulabilir.

Rezenenin çay şeklinde kullanımı yaygındır. 1-2 tatlı kaşığı rezene tohumu havanda hafifçe ezilir. Orta boy bir su bardağı dolusu rezene, kaynar derecede sıcak suyla haşlanır. 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür.

İştah açıcı olarak yemeklerden yarım saat sonra, tatlandırmadan içilir. Öksürük ve akciğer hastalıklarına karşı, günde 3-4 bardak taze demlenmiş çay, biraz balla tatlandırılarak içilir.
Rezene frenk kimyonu ile karıştırıldığında hem daha etkili, hem de daha lezzetli bir çay hazırlanabilir. Demlenme biçimi aynı rezene çayı gibidir.

Buğu tedavisi için; 1-2 yemek kaşığı rezene tohumu, havanda iyice ezilir. Yarım veya bir litre kaynar derecede sıcak suyla haşlanır. Büyük bir havluyla baş örtülür ve gözler 10 dakika kadar etkilenmeye bırakılır. Rezeneli banyo kabına çok yaklaşılmamalıdır. Buhar banyosundan sonra hemen serin havaya çıkılmamalıdır. Bu banyo suyu iki kere daha kullanılabilir.

Rezeneyi bir yemek olarak da tüketmek mümkündür. Kuzukulağı bitkisi ile karıştırılan rezene, zeytinyağıyla pişirildiğinde çok lezzetli bir yemek olur.

Rezenenin çok nadir olarak bazı kişilerde deri alerjisine yol açtığı görülür. Bilinen başka bir yan etkisi yoktur.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>