Temiz enerji ve çevre

Çevre kirliliğinin en önemli nedenlerinden biri geleneksel enerji üretim yöntemleri. Kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtların kullanılması asit yağmurlarına ve sera etkisine neden oluyor, nükleer santrallarsa radyoaktif kirlenme ve atık sorununa yol açıyor. Giderek büyüyen bu sorunlar, güneş, rüzgar vb. çevre dostu ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapılması gerektiği yolundaki tartışmaları da gündeme getiriyor.

21. yüzyıla artan nüfus ve sanayileşmeden kaynaklanan bazı sorunlarla girdik. Giderek artan enerji ihtiyacı, geleneksel enerji üretim yöntemlerinin bazı çevre sorunlarına yol açması ve er ya da geç tükenecek kaynaklar olması, çevre dostu ve yenilenebilir enerji konusundaki çalışmalara aciliyet kazandırıyor.

Gelişmiş ülkelerde enerji ihtiyacının büyük bir bölümü kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan karşılanıyor. Enerji üretimi için ayrıca nükleer santrallar ve su gücü ile çalışan hidroelektrik santrallar kullanılıyor. Ancak çok küçük çaplı hidroelektrik santrallar dışındaki yöntemlerin hepsi çevreye zararlı. Fosil yakıt kullanımı ile havaya salınan karbondioksit asit yağmurlarına ve sera etkisine neden oluyor. Sera etkisi ve iklim değişiklikleri doğal yaşam için en büyük tehdit olarak olarak görülen konulardan biri. İklim değişikliklerine uyum sağlanabilmesi için, küresel karbondioksit emisyonlarının yüzde 50 oranında azaltılması gerekiyor. Nükleer enerji ise ayrı bir sorun. Nükleer santralların atıkları da bir miktar radyoaktivite içeriyor, bu da uzun vadede radyoaktif kirlenme sorununa yol açıyor. Tabii nükleer kaza tehlikesini de gözardı etmemek gerekiyor. 1986’da Çernobil’de yaşanan kazaya benzer bir nükleer kaza çok geniş bir alanda nükleer kirliliğe yol açabiliyor. Son günlerde Japonya’da yaşanan nükleer felaketi de unutmamak gerekiyor.

Gelişmekte olan ülkelerde enerji konusunda durum çok daha vahim. Bu ülkelerde petrolün büyük bir kısmı ulaşım ve endüstri alanlarında tüketildiği için evlerde ısınma için kullanılan başlıca enerji kaynağı odun. Bu da ormanların yok olması ve erozyon gibi başka çevre sorunlarına yol açıyor.

Günümüzde birçok ülkede enerjinin temiz ve sürdürülebilir yöntemlerle elde edilmesi doğrultusundaki çalışmalara başlandı. Temiz enerji elde etme kaynaklarından en bilineni güneş. Uzmanlar güneş panelleri kullanılarak elektrik enerjisi üretimi sağlamanın Kuzey Avrupa gibi az güneşli bölgeler için bile geçerli olabilecek bir yöntem olduğunu söylüyor. Avrupa’nın birçok bölgesinde rüzgar enerjisinden yararlanılarak enerji üretimi gerçekleştiriliyor. Bu yöntem özellikle yerleşim birimlerinden uzak bölgeler için oldukça kullanışlı.

Türkiye güneş ve rüzgar enerjisinden yararlanma potansiyeli en yüksek olan ülkelerden biri. Bunlarla birlikte jeotermal (dünyanın çekirdeğindeki ısıdan yararlanılması), biyokütle (hayvan gübrelerinden gaz elde edilmesi) enerjileri dünya enerji pazarında yer almaya başladı. Endüstriyel atıkların ve kent çöplerinin özel tesislerde yakılarak enerji üretilmesi de hem temiz enerji elde edilmesini sağladığı hem de çöp sorununa çözüm getirdiği için tercih edilen yöntemlerden biri. İstanbul belediyesinin bu tür enerji üreten bir tesisi mevcut. Deniz dalgaları ve gelgit olayının içerdiği enerjiden faydalanma gibi alanlardaki çalışmalar da sürüyor.

Ancak, tüm bu yöntemler teknolojilerinin yeniliği nedeniyle geleneksel metodlarla ekonomik açıdan rekabet edebilecek durumda değil. Bununla birlikte, temiz enerji konusundaki çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.  Avrupa’da güneş ve rüzgar enerjisinden yararlanma oranları her geçen gün artıyor. Ayrıca ilerleyen yıllarda temiz enerji kullanımına dair çarpıcı hedefler belirleniyor.

Yenilenebilir enerji konusunda Türkiye’de de bazı gelişmeler yaşanıyor. Merkezi Almanya’da bulunan Eurosolar (Avrupa Yenilenebilir Enerji Birliği), 2002’de Türkiye şubesini açtı. Eurosolar Türkiye’nin resmi amacı “fosil kaynaklı yakıtlar ve nükleer enerjiyi, yenilenebilir ve çevre dostu enerji kaynakları ile ikame etmek” olarak açıklanıyor. Dernek yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütüyor.

Geleceğin dünyasının daha temiz ve yaşanabilir olması bugünden yapılacak yatırımlara bağlı. 21. yüzyıl, temiz ve yenilenebilir enerji kaynakları konusunda büyük atılımların yapılacağı bir yüzyıl olmaya aday.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>