Türkçe yazılmış ilk yemek kitabı

Kaynaklar Türkçe yazılmış ilk yemek kitabının Melceü’t Tabbahin (Aşçıların Sığınağı) olduğunu söylüyor. Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane hocalarından Mehmet Kamil Efendi”nin 1844 yılında İstanbul’da yayınlanan bu eseri ilk “basılmış” Türkçe yemek kitabıdır. Taşbasması (lito) olarak basılmış bu eserden çok önce yazılmış bir yemek kitabımız var. Tutmacı’nın ‘Tabiatname’ adlı kitabı Türkçe yazılmış ilk yemek kitabı olarak biliniyor.

Aydınoğulları Beyliği’nin kurucusu olan Mehmet Bey’in oğlu Umur Bey, Ege’de önemli denizcilik faaliyetlerinde bulunuyordu. Umur Bey, yanında yer alan bilginlerden Tutmacı’ya, Türkçe bir sağlık-doğallık-yiyecek kitabı yazdırdı.

Tutmacı, 1330 yılında yazıldığı bilinen ve bir örneği de Beyazıt Kütüphanesi’nde bulunan ‘Tabiatname’ adlı kitabında çeşitli yiyecek ve içeceklerden söz ediyor, hangi yiyeceklerin uzun yaşamaya yaradığını anlatıyordu. “Eskimeyen Tatlar” adlı yemek tarihi kitabında, Tabiatname’den alınan “Kuş Kebabı” ile ilgili bölüm şöyle:

Germ ü terdir kebabı her kuşun

Anlarisen sözü hayr ola işin

(Her kuşun kebabı doğal olarak sıcak ve tazedir.

Eğer bu sözü anlıyorsan işin hayırlı olacaktır.)

Kohusundan fayide bulur dimağ

Rasttır bu sözü anlama sen lağ

(Kokusunun beyne faydası vardır.

Bu sözüm doğrudur sen bunu şaka zannetme.)

Lik her ne mi’de ki ola zaif

Bil yakin ana muzırdır ey harif

(Ama eğer mide zayıfsa -o zaman- ey arkadaş

bunu kesin olarak bil ki kebap zararlıdır.)

Def’eder anın dahı darrın şarab

Belli bil bu sözü ya hayrel-şebab

(Ey gençliğin hayırlısı -Umur Bey kastedilmiştir-

Bu sözü belle, bu zararı şarap yok eder.)

2 yorum

  1. Heykelin Göğsünde Bulunan Çift Başlı Kartalın Anlamı Nedir ?

    • Haber için kullandığımız fotoğraf Gaziemir’de bulunan Umurbey Anıtı’na ait. Eser heykeltraş Eray Okkan tarafından yapılmış. Sanatçının neyi simgelemek istedini biz de tam olarak bilmiyoruz. Fakat çift başlı kartal, Hitit, Bizans ve Selçuklu’da, hatta Doğu Avrupa ve Asya’da yaşamış başka bazı medeniyetlerle sıkça kullanılan bir simge. Bazı kaynaklar Orta Asya’da yaşayan kavimlerin çift başlı kartalı bir çeşit güç, yenilmezlik ve kalıcılık simgesi olarak kullandıklarını belirtiyor. Selçuklulardan kalma bazı eserlerde çift başlı kartala rastlanıyor. Bizim kanımıza göre heykeltraş bu tarihsel çağrışımı kullanmak istemiş olmalı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>