Yaylaya çıkma zamanı

Ülkemiz yılın her mevsimi değişik tatil zevklerine hitap edebilmesine karşın, bu imkanın çok fazla değerlendirildiği söylenemez. Bütün yıl çalışan ve yorgunluğunu atmak için tatil dönemlerini bekleyenler, genellikle tatillerinde dinlenmek yerine, yorgunluklarına yorgunluk katıyorlar. Ayrıca ülkemiz hem tatil, hem de tatil yerleri “cenneti” olarak görülüyor. Bir yandan 3, 4 günlük bayram tatilleri hafta sonu tatilleriyle birleşerek 9, 10 günlük uzun tatillere dönüşebiliyor. Diğer yandan ise farklı iklim özelliklerine sahip tatil yöreleri, farklı mevsimlerde tatil için cazip hale geliyor.

Geriye tatilin “nerede?” ve “nasıl?” değerlendirileceği sorusu kalıyor. Ege ve Akdeniz sahillerimiz çeşitli alternatifler sunsa da, bütün günü plajda geçirmenin ya da gece yaşamına fazla zaman ayırmanın iş hayatından daha yorucu olacağı muhakkak. Daha farklı bir tatil için ise en iyi seçeneklerden biri Karadeniz oluyor. Bu bölge, uçsuz bucaksız ormanları ve yaylalarıyla tatil yaparken huzuru yaşamak isteyenler için ideal.

Yayla kültürü

Kendine has ve oldukça çeşitli iklim özelliklerine sahip olan Türkiye’de, yayla kültürü önemlidir. İnsanlar genellikle yaz aylarında hem hayvanlarını otlatmak, hem de yaz sıcağından kurtularak, biraz serin hava almak için yaylaları tercih ederler. Farklı etkinliklerin yapıldığı, bozulmamış, doğal ortamlarda yaşamak sadece köylülerin değil, kentlilerin de ilgisini çekmiş, bu durum yayla turizmini doğurmuştur. Şehirde yaşamanın getirdiği mekanikleşmeden kurtulmak, tabiatın kirlenmemiş havasını teneffüs etmek ve tabi büyüleyici manzaraları ile yaylaları yaşamak; hazırlanan turlar sayesinde eskisinden çok daha kolay. Dalından koparabileceğiniz hormonsuz, ilaçsız meyveler ve doğal ortamlarında yetişen hayvanlardan elde edilen tabii besinleri yemek, artık pek çok turizm şirketinin, özellikle Karadeniz bölgesindeki yaylalara düzenlediği turlar sayesinde mümkün. Akdeniz’in mavi turuna alternatif bir “yeşil tur” için fazla düşünmeye de gerek yok. Biraz hava değişimi yaşamak ve sağlıklı bir ortamda doğayla içiçe olmak isteyenler için, yaylalara çıkma vakti gelmiş demektir…

İnsanın yaşamı boyunca en az bir kez görmesi gereken  bazı Karadeniz yaylalarını tanıtmaya çalışalım:

Ayder Yaylası

Rize’den Ayder’e gitmek için Çayeli ve Pazar ilçesini geçtikten sonra Ardeşen üzerinden Fırtına Vadisi’ne doğru yol almanız gerekir. Yol boyunca Karadeniz bölgesine özgü dağınık yerleşme nedeniyle köyler bir görünüp bir kaybolacaktır. İlk ulaştığınız yer, küçük ve şirin bir ilçe olan Çamlıhemşin ilçesidir. Türkiye’nin en fazla yağış alan bölgesi olan Çamlıhemşin, yılın büyük bölümünü yağışlı geçirir. Çamlıhemşin’i geçtikten sonra Ayder’e ulaşmış olursunuz. Ayder, şelalesi, muhteşem bitki örtüsü ve çam, gürgen gibi ağaçlarıyla sırtını Kaçkar dağlarına dayamış, eşsiz güzellikte bir tabiat harikasıdır. Turizm konusunda eksiklikleri olsa da, yöresel kıyafetler içindeki yöre halkı ve yayla evleri, ziyaretçilerde unutulmaz anılar bırakır. Ayder’in en önemli özelliklerinden biri ve yöreye pek çok turistin gelmesinin sebebi ise bölgede bulunan termal tesisler ve kaplıcalardır.

Kafkasör Yaylası

Artvin’in güney-batısında yer alan 1250 m. yükseklikteki yaylada, belediye tarafından yaptırılmış olan bungalovlar bulunmaktadır. Her yıl Haziran ayının son haftasında boğa güreşi etkinlikleri düzenlenmekte ve yoğun ilgi görmektedir. Yaylada Cıskaro, Yalnızhasan ve Acısu diye adlandırılan şifalı sular bulunmaktadır. Konaklama için önceden rezervasyon yaptırmak kaydıyla yayladaki bungalovlardan faydalanılabilir.

Çaykara-Uzungöl Turizm Merkezi

Çaykara ilçesine 20 km. mesafedeki Uzungöl’e, yaz kış ulaşım aracı bulunmaktadır. 1250 m. yükseklikteki Uzungöl, eşsiz doğal güzellikleri ile Karadeniz’in son yıllardaki en gözde turizm merkezlerinden biridir. Altyapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. 500 bin m2 alana sahip olan gölde alabalık ve sazan balığı yaşamaktadır. Uzungöl’ün 10 km. Güneyinde, 3000 m. yükseklikteki Holdizon dağlarında, Balıklıgöl çevresinde yaya yürüyüş yapılabilir ve vahşi doğa şartlarında yaban hayatı izlenebilir. Uzungöl’de göl manzaralı konaklama tesisleri, yeme-içme yerleri bulunmaktadır. 72 yataklı ahşap bungalovlar ve restoranlar, yaz kış işletilmektedir.

Çakırgöl yaylası

Maçka’dan yaklaşık 90 kilometre uzaklıktaki yaylaya zorlu bir yoldan gidilebiliyor. Yaylaya temel ihtiyaç malzemeleri ve kamp malzemeleri getirilmesi yerinde olur. Ayrıca yol üzerinde; Akarsu, Arnavutluk, Kırantaş, Ayraksa, Livayda Kurugöl, Mesadaş, Furnoba, Kasapoğlu, Camiboğazı, Ortaoba ve Deveboynu yaylaları bulunmaktadır.

Karadağ, Hıdırnebi, Kuruçam yaylaları

Karadağ Turizm Merkezi içinde bulunan Karadağ yaylasına çıkmak için, Akçaabat-Düzköy yolundan gitmek gerekiyor. 1946 metre yükseklikteki yaylaya, yayla mevsiminde ticari taşıtlarla da yolcu taşınıyor. Alt yapı hizmetlerinin tamamlanmış olduğu yaylada, 10 yataklı bir pansiyon ve hediyelik eşya satış yerleri de bulunuyor.  Yaban hayatının da oldukça zengin olduğu Karadağ yaylasında bakkal, fırın, kır kahvesi ve lokanta da hizmet veriyor.

Eğer Akçaabat-Düzköy yolundan yaklaşık 20 km. ilerleyince, Kuruçam-Hıdırnebi yaylalarına ulaşmış olursunuz. İki yayla arasındaki mesafe 1 kilometre olup, yaylalar yaklaşık 1740 metre yüksekliktedir.

Özellikle 20 Temmuz’da düzenlenen Hıdırnebi şenlikleri, doğal konumu gereği manzarası ile görülmeye değerdir. Yöre halkının elleriyle ördükleri çorap, çanta ve sepetlerden alabilirsiniz. Ayrıca orman içinde yabani hayvanları izleyebilir ve fotoğraf çekebilirsiniz.

Lapazan Yaylası

Lapazan Yaylası, Gürgenağaç köyünün güneyinde 2200 metre rakımda bulunuyor. Haziran ve Temmuz aylarında yer yer kar yağışlarının olduğu bölgede, alt yapı henüz tamamlanmamıştır. Tesisler yönünden bakir olan yaylaya, kamp malzemeleri ve temel ihtiyaçlar getirilmelidir.

Menekşe Yaylası

İzmit Yuvacık çevresinde bulunan Menekşe Yaylasına İstanbul’dan yaklaşık 3 saatte ulaşabilirsiniz. Yayla Batı Karadeniz’de olmasına rağmen Karadeniz yayla özelliklerinin tümünü içinde barındırır. Etrafı lezzetine doyum olmayan dağ çilekleri, böğürtlenler, fındık, kestane ve muşmula ağaçlarıyla doludur; orman ise genellikle kayın ormanıdır. Göz alabildiğine uzanan yabani kekik tarlalarını da unutmamak gerekiyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>