Tüketicinin GDO rehberi 2: GDO'lar insan sağlığına ve doğaya zarar verir
Yapılan araştırmalar GDO'lu ürünlerin insan sağlığına zarar verebileceğini kanıtlıyor. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde oldukça ürkütücü sonuçlar elde edildi. Bağımsız araştırmalar, GDO'ların antibiyotiklere karşı direnç gelişmesi, ağır alerji vakaları, organ hasarları, kısırlık, ölü doğum oranlarında artış gibi riskler oluşturduğunu gösteriyor.
Tüketicinin GDO rehberi 1: GDO'lar tarım ve gıda sistemine zarar verir
Gen aktarımları; tarımda kullanılan canlılara çeşitli özellikler kazandırmak, örneğin zararlı böceklere karşı dayanıklılık, zararlı yabani otlara karşı kullanılan kimyasal maddelere dayanıklılık, aromanın artırılması, raf ömrünün uzatılması gibi özellikler kazandırmak ve tarım için uygun olmayan arazilerde, örneğin soğuk iklimlerde tarım yapılabilmesi gibi hedeflere ulaşmak gibi amaçlarla uygulanıyor.
GDO Nedir?
Kalıtımsal özellikleri belirleyen genlerin yapı taşı…
Olmazsa olmaz kolesterol!
Kolesterol yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir maddedir. Kolesterol beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur. Vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, cinsiyet hormonları gibi), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir. Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa bu kan damarlarında birikir ve damarların sertleşmesine, daralmasına (ateroskleroz) yol açar.
Hastalık mı, farklılık mı: Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB)
DEHB'nin belirgin özellikleri; dikkat süresinin kısalığı, bazı davranışları engellemeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle davranışlarda ya da anlayışta ataklığın ortaya çıkması ve aşırı hareketlilik.
Lifli yiyecekler şişmanlığı engelliyor
Lifli yiyecekler erkeklerde kalp hastalıkları ve kolon kanseri riskini de azaltıyor. Uzmanlar her gün 25-38 gram lifli besin alınmasını öneriyor.
Omega yağ asidi, ama hangi oranda?
Son dönemde üzerine araştırmalar yapılan bir başka omega yağ asidi ailesi üyesi de omega-6. Hem omega-3, hem de omega-6 yağ asitleri esansiyel olup gıdalardan elde edilmek zorunda. Buna karşılık, hem omega-3 hem de omega-6 aynı metabolik enzimler için yarıştığından vücuttaki oranları metabolik fonksiyonlar açısından önem taşıyor. Örneğin omega-6 metabolitleri, özellikle araşidonik asit, omega-3 metabolitlerine göre belirgin olarak daha fazla iltihap giderici özellikler taşıdığı için besinlerle aldığımız omega-6 omega-3 oranı da dengede olmak zorunda.
Malatya mutfağından bir lezzet: Kömbe
Hıdrellez’de yapılan kömbeye 'hızır kömbesi' denir. Hızır kömbesinin yanında 'sehen kesmesi' gibi yemekler yapılarak komşulara dağıtılır. Malatyalıların mutfağında yeni bir işe başlama, eve yeni bir şey alma gibi durumlarda da kömbe baş köşede yer alır.
Obezite ve sağlığımız
Günümüz insanı, bir yandan beden hareketliliği açısından sınırlı bir yaşam sürdürürken, diğer yandan giderek daha fazla miktarlarda şekerli, yağlı ve yüksek kalorili yiyeceklere yöneliyor. Uzmanlara göre bu iki faktör, genetik yapısı şişmanlığa eğilimli kişilerde kolayca yağ dokusu artışına neden oluyor ve şişmanlık ortaya çıkıyor. Ailesinde şişman kişiler bulunanlar, sedanter bir yaşam tarzı sürdürenler ve ihtiyacı olandan fazla kalorili diyetle beslenenlerde kolayca obezite gelişir. Bunların yanı sıra bazı hastalıkların seyrinde ve bazı ilaçların uzun süre kullanımına bağlı olarak da şişmanlık kendini gösterebiliyor.
Beynimizi geliştiren yiyecekler
Beynin etkin kullanımı açısından bazı besin maddelerinin diğerlerine göre fonksiyonu çok daha fazla. Bu maddelerden ilki B vitamini. B vitamini eksikliğinin yorgunluğa, hafıza ve zekâ performansında düşüşe neden olduğu biliniyor.
Bir sağlık ve güzellik iksiri: Yoğurt
Bilimin gelişmesi ile birlikte, özellikle bağırsak hastalıklarında önerilen bir besin maddesi olan yoğurdun kolit, alerji, osteoporoz, hazımsızlık, hipertansiyona yol açan kötü kolesterol ve kalp damar hastalıklarına da iyi geldiği saptandı. Bunun nedeni yoğurdun; A, B, E vitaminleri, mineral tuzlar, kalsiyum, fosfor, magnezyum gibi vitamin ve minerallar açısından zengin bir besin maddesi olmasıdır. Yoğurt süt şekerini laktik aside dönüştürdüğünden kalorisi düşük bir gıdadır.
Sofranızdaki şifa kaynağı: Maydanoz
Maydonoz lezzetinin yanı sıra tüm şifalı bitkiler gibi sağlık açısından da çok faydalıdır. En çok bilinen faydası sindirim salgısını artırıcı özelliğidir. Bu sayede sindirimi kolaylaştırarak, mideye yardımcı olur ve alınan gıdaların rahatça hazmedilmesini sağlar. Ayrıca rahatsız edici ağız kokularının giderilmesinde maydanoz harikalar yaratır. Maydanozun ağız ve midede sağladığı koku, etrafa yayılması istenmeyen kokuları önler.
